Vesayet, çeşitli sebeplerle kendi işlerini yürütemeyen veya yasal temsilciye ihtiyaç duyan kişilerin korunmasını sağlayan bir hukuki kurumdur. Türk Medeni Kanunu’na göre (TMK m. 396 ve devamı), vesayet altına alınan kişilerin çıkarlarını korumak için mahkeme tarafından bir vasi atanır. Vesayet, hem kişinin hem de toplumun güvenliği için önemli koruyucu bir mekanizmadır.
Aşağıda vesayetin ne olduğu, hangi durumlarda uygulandığı ve vasi atanması sürecinin nasıl işlediği adım adım açıklanmaktadır.
Vesayet, herhangi bir sebeple kendi haklarını koruyamayacak durumda olan kişilerin mahkeme kararıyla bir temsilci (vasi) aracılığıyla yönetilmesi anlamına gelir. Bu sistem özellikle:
Akıl sağlığı yerinde olmayan,
Fiziksel veya zihinsel engeli nedeniyle karar veremeyen,
Yaşı küçük olup velisi bulunmayan,
Kötü yönetimi, bağımlılığı veya savurganlığı nedeniyle kendisine ve yakınlarına zarar verebilecek kişilerin korunması amacıyla uygulanır.
Vesayet altındaki kişinin hukuki işlemleri, günlük yaşam ihtiyaçları, mali hakları ve kişisel menfaatleri vasi tarafından takip edilir.
Türk Medeni Kanunu’na göre üç kategori kişi vesayet altına alınabilir:
Aşağıdaki kişiler hakkında vesayet kararı zorunludur:
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı olanlar
– Bu durum sağlık kurulu raporuyla kanıtlanmalıdır.
Savurganlar, alkol veya uyuşturucu bağımlıları
– Bu kişiler kendilerini veya ailesini tehlikeye düşürüyorsa kısıtlama kararı verilir.
Kötü yönetimi nedeniyle malvarlığı tehlikeye girenler
– Borçlarını ödeyemeyen, mal varlığını amacı dışında tüketen kişiler.
Bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûm olanlar
Anne ve babası olmayan veya velayeti kaldırılan küçükler için vesayet makamı bir vasi atar.
Bazı kişiler kendi istekleriyle de vesayet altına alınabilir.
Örneğin: Çok yaşlı olup işlerini yönetemeyen ve destek isteyen bireyler.
Vasi, mahkeme tarafından seçilen ve vesayet altındaki kişinin:
Hukuki işlemlerini,
Mal varlığını,
Mali haklarını,
Sağlık ve sosyal ihtiyaçlarını
düzenli biçimde yöneten kişidir.
Vasi, kesinlikle vesayet altındaki kişinin menfaatini gözetmek zorundadır. Mahkeme tarafından denetlenir ve gerektiğinde görevden alınabilir.
Vasi tayini, Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yapılır ve süreç şu şekildedir:
Vesayet talebi şu kişiler tarafından yapılabilir:
Aile bireyleri,
Yakın akrabalar,
Savcı,
Muhtar,
Kurumlar (huzurevi, hastane vb.),
Kişinin kendisi (gönüllü vesayet).
Başvuru, kişinin ikamet ettiği yerdeki Sulh Hukuk Mahkemesine yapılır.
En yaygın belgeler:
Dilekçe
Nüfus kayıt örneği
Sağlık kurulu raporu (akıl sağlığı veya engel durumu varsa)
Kişinin durumu ile ilgili diğer raporlar
Hakim, kişinin vesayet gerektirip gerektirmediğini değerlendirir.
Bunun için:
Sağlık kurulu raporu ister,
Sosyal inceleme yapılmasını talep eder,
Kişiyi bizzat dinleyebilir,
Aile bireylerinin beyanlarını alabilir.
Vasi şu kişiler arasından seçilir:
Eş
Anne-baba
Çocuklar
Kardeşler
Gerekirse dışarıdan güvenilir bir kişi
Mahkeme, en uygun ve güvenilir kişinin vasi olmasına karar verir.
Vasi atanmasına dair karar kesinleşince, kişiye bir vasi belgesi verilir ve karar ilgili yerlere bildirilir.
Vasi atanmak ciddi bir hukuki sorumluluktur. Vasi:
Vesayet altındaki kişinin mal varlığını korur,
Harcamaları belgelendirir,
Yıllık hesap vermek zorundadır,
Önemli kararlar için mahkemeden izin almak zorundadır.
Mahkemenin izin verdiği işlemler örneğin:
Ev veya araba satışı,
Kira sözleşmesi feshi,
Mirasın reddi,
Büyük harcamalar.
Vasi, kötü yönetim yaparsa veya görevini kötüye kullanırsa mahkeme tarafından görevden alınabilir.
Vesayet aşağıdaki durumlarda sona erer:
Vesayet nedeni ortadan kalkarsa
(Örneğin kişi iyileşirse)
Vasi görevden alınırsa
Vesayet altındaki kişi ölürse
Mahkemenin vesayeti kaldırma kararı ile
Vesayet: Kişiyi koruma amaçlı hukuki bir kurumdur.
Vasi: Bu kişiyi temsil eden, mahkemece atanmış hukuki temsilcidir.
Karar: Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından verilir.
Amaç: Kişinin haklarını ve malvarlığını güvence altına almaktır.